MEB TASARISI BASIN AÇIKLAMASI 14/02/2014 - 40 HABER GAZETESİ - DERGİSİ
Son Dakika :
Home » » MEB TASARISI BASIN AÇIKLAMASI 14/02/2014

MEB TASARISI BASIN AÇIKLAMASI 14/02/2014

Written By yavuz4040 on 28 Şubat 2014 Cuma | 03:54:00

            Hükümetin TBMM’ye sevk ettiği ve kamuoyunda “MEB Yasa Tasarısı” diye bilinen  Kanun Tasarısı PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBA’dır.
Emniyet ve yargıdan sonra milli eğitime de el atan iktidar, çatlak ses çıkmaması için her türlü gayreti göstermektedir.
                Hükümet-cemaat kavgasına eğitimi de alet eden zihniyet,     söz konusu yasa tasarısında; hem eğitimimizi temellerinden sarsacak hem de öğretmenlerimizi, okul yöneticilerimizi mağdur edecek düzenlemeler yapmak istemektedir.
                Bu yasa tasarısında en tehlikeli hususlardan birisi 4 yıl ve üzeri sürelerle okul müdürü, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olanların, bu görevlerinin sona erecek olmasıdır. Bundan sonra okul yöneticileri İl Milli Eğitim Müdürü ve Vali oluru ile okul müdürü, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olacaktır. Okul yöneticilerinin bir 4 yıl daha bu görevlerine devam etmelerine ise İl Milli Eğitim Müdürü ve Vali karar verecektir.
                Özellikle son yıllarda İl Milli Eğitim Müdürlerinin ve Valilerin hükümetten bağımsız hareket edemedikleri dikkate alındığında, kimlerin okul yöneticiliğine devam edeceğine karar verecek olan aslında hükümetin ta kendisidir.             
                Anlaşılan kendi paralel yapılarını oluşturmak için okul müdürlerine sözlü sınav getirmek yeterli olmadı ki, Hükümet bu kez de hiçbir ölçüt getirmeden istediği kişileri doğrudan okul müdürü, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak atamayı arzulamaktadır. Ayrıca MEB’in yakın zamanda yaptığı fişleme rezaletini de niçin yaptığı ortaya çıkmıştır.

                Kısacası AKP İKTİDARI KENDİ DEVLETİNİ KURACAK, yandaşlarını, torpilli olanları, emir kullarını okul yöneticisi yapacak; diğerlerini ise safdışı edecektir. AKP tıpkı emniyet ve yargıda olduğu gibi, eğitimde de kendi adamlarını kilit noktalara getirme hevesindedir Üstelik bu durum 110 Bin civarındaki okul yöneticisini etkileyecektir.

                Şimdi buradan soruyoruz:
                Siz kimsiniz ki, 110 Bin okul  yöneticisinin dişiyle, tırnağı ile hak ettiği bu makamları bir kalemde elinden alıyorsunuz?
                Siz kimsiniz ki, milli eğitimde YANDAŞ İMPARATORLUĞU kurmaya yelteniyorsunuz?

                Bu iktidar, kendisine biat etmeyen hiç kimseye hayat hakkı tanımamaktadır.
                Öte yandan bu tasarıda dikkat çeken bir başka husus, MEB merkez teşkilatının hallaç pamuğu gibi dağıtılmasıdır. AKP iktidarının diğer bakanının atadığı yöneticileri tekrar değiştirmeye kalkması son derece manidardır. Durum böyle olunca “İki yılda değişen ne oldu?” sorusu akıllara gelmektedir. MEB Merkez Teşkilatının bir kez daha alt üst edilmesi çok mantıksızdır, dolayısıyla bunun gerekçeleri kamuoyuna açıklanmalıdır. Bunun yanı sıra kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte tüm il milli eğitim müdürlerinin de görevleri sona erecektir.
                Şunu da belirtmeliyiz ki; MEB bu kadar zengin midir ki, iki yılda bir üst düzey yöneticileri görevlerinden alarak, onlara adeta boş oturmaları için para vermektedir. Şayet iktidarın kasası böylesine dolu ise, bu paralar öğretmen atamaları, okulların fiziki alt yapı ya da personel ihtiyaçları için niçin kullanılmamaktadır. Ayrıca üst düzey isimler görevden alınarak MEB’in hafızası silinmekte, bunca tecrübe, birikim çöpe atılmakta; devlette süreklilik ilkesi zedelenmektedir.

                Bu tasarıda kabul edemeyeceğimiz hususlardan birisi de, aday öğretmenlerin stajyerliklerinin kaldırılması ile ilgilidir. Tasarıya göre öğretmen olanlar, en az bir yıl çalışmalarının ardından adaylık döneminde herhangi bir disiplin cezası almamış ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmuşlarsa, yazılı ya da sözlü sınava girmeye hak kazanacaktır. Performans değerlendirmesinin kriterleri ise belli değildir. Öğretmenlerin performansını kim, neye göre değerlendirecektir?

                Sınavda başarılı olanların stajyerlikleri kaldırılacak; başarılı olamayanların ise stajyerlikleri kaldırılmayarak, bu öğretmenler bir yıl süreyle daha başka bir il ya da ilçeye atanacaklardır.

Sınavda başarı sağlayamadığı için başka bir il ya da ilçeye atanan öğretmenler, ikinci yılda da yine performans değerlendirmesine tabi tutulacaklar, başarılı olursa ve disiplin cezası almaz ise yeniden yazılı ya da sözlü sınava tabi tutulacaktır. Stajyer öğretmen, iki yıl sonunda sınavda tekrar başarısız olursa bu kez meslekle ilişiği kesilecektir. Bu nasıl bir adalettir? Eğitim fakültelerini bitiren, KPSS puanı ile öğretmen olmaya hak kazanan bu gençlerimize nasıl bir eziyet yaşatılmak istenmektedir? Sözlü sınav neyin nesidir? Bu ülkede sözlü sınavın adam kayırma ve torpil olduğunu bilmeyen var mıdır? Kısacası bu tasarı ile iktidar, kendisi gibi düşünmeyenleri öğretmen olarak dahi istihdam etmemeye ant içmiştir.
                Çok açıktır ki AKP; DÜŞÜNMEYEN ELEŞTİRMEYEN KENDİNE GÜVENMEYEN YANDAŞ BİR EĞİTİM CAMİASI İSTEMEKTEDİR. Böyle bir öğretmen camiası bizim çocuklarımızı nasıl yetiştirecektir.
               
Tasarıda yine, 6 yılını dolduran dershane öğretmenlerinin KPSS’ye girmeden, emek vermeden, sözlü sınavla Milli Eğitim Bakanlığı kadrosuna alınması çok sağlıksızdır. Bu durum, ataması yapılmayan 350 bin öğretmenimize büyük bir haksızlıktır.

                Öğretmen adayları yıllarca emek vererek, alın teri dökerek KPSS’ye hazırlanmaktadır. Ataması yapılmayan öğretmenlerimiz ellerinde diplomalarıyla işsiz gezmekte, kahvehane köşelerinde gençliklerini çürütmekte ya da ataması yapılmadığı için bunalıma girerek, canına kıymaktadır. Tüm bu yaşananlar Türkiye’nin acı bir gerçeği iken, dershane öğretmenlerinin KPSS’ye girmeden sadece sözlü sınavla MEB kadrosuna alınması asla kabul edilemez. BUNUN ADI ‘HAK YEMEK’TİR. Adında adalet olan bir iktidarın böylesine adaletsiz uygulamalara imza atması eşi benzeri görülmemiş bir ahlaksızlıktır.              

Talim terbiye kurulunda da tek adam dönemi bu tasarı ile başlayacaktır. Bu da ayrı bir zulümdür.          


                Tasarıda Bakanlık müfettişleri ilköğretim müfettişleri ile birleştirilmektedir. Yani Bakanlık müfettişleri İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin emrine verilecektir. O zaman bakanlığı kim denetleyecektir. Ayrıca ilköğretim müfettişlerinde hiçbir iyileştirmeye gidilmemektedir. Bir an önce İlköğretim müfettişlerinin hakları bakanlık müfettişleri düzeyine çıkarılmalıdır.


                Dershanelerin kapatılması ile ilgili de net olarak şunu söyleyebiliriz ki; eğitimimiz ve öğrencilerimiz ne yazık ki Hükümetin inadına kurban edilmektedir. Dershanelerin özellikle kapatılmaya çalışılmasından ziyade de dershanelerin kendiliğinden ortadan kalkacak sistemin oluşturulması gerekmektedir.Sınav var ise dershanelerde var olacaktır. Ayrıca dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi ile ilgili ciddi sıkıntılar da olacaktır. Şu anda bile özel okulların doluluk oranı yüzde 40’dır. Hükümet, özel okullara öğrenci akışı sağlanması için teşvik verecektir. Ancak bugün özel okul ücretlerinin en az 10 bin TL olduğu düşünüldüğünde, hükümetin yapacağı destek kime, ne fayda sağlayacaktır? Asgari ücretli, memur, esnaf, çiftçi yine çocuğunu özel okula gönderemeyecek, dolayısıyla Hükümetin desteği sadece maddi durumu iyi olan ailelerin çocuklarına fayda sağlayacaktır. Üstelik devletin bu kadar çok parası var ise; neden kendi okullarının ihtiyaçlarını karşılamak için bunu kullanmamaktadır? Kömürle hatta tezekle ısınan , Camı, masası, sandalyesi kırık, boyası, badanası yapılmayan , Spor salonu, laboratuvarı, bilgisayarı , Hizmetli personeli olmayan okullarımız vardır. Devlet neden kendi okullarına üvey evlat muamelesi yapmaktadır?  
                Bu kapsamda  Türk Eğitim-Sen olarak bugün burada basın açıklamasıyla eylem sürecimize başlıyoruz. Şayet bu tasarı geri çekilmezse sendikamızca, Ankara merkezli büyük eylemler gerçekleştirilecektir.
                Dolayısıyla buradan  AKP iktidarını ve MEB’i bir kez daha uyarıyoruz:



Yandaşlık  kokan, MEB’i siyasallaştıran, tek adam dönemi başlatan, kendinden olmayana hayat hakkı tanımayan, yanlışlıklara ‘dur’ diyenlerin kafasına tokmakla vuran, iktidarın her söylediğini emir telakki edenleri makamlara getirebilecek  bu yasa taslağı derhal geri çekilmelidir.
                eğitimi kaosa sürükleyecek ve büyük depremlere yol açacak olan bu tasarı asla kabul edilemez.
                bu tasarı geri çekilmediği müddetçe milli eğitim bakanı NABİ AVCI ile MEB müsteşarı YUSUF TEKİN’İ sıcak makam koltuklarında rahat oturtmayacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


                                                                                                                                      Bilal TÜRK

                                                                                                                      Türk Eğitim Sen Şube Başkanı



Share this article :

0 yorum:

Habere Yoğunlaşın

Ve Ne Düşündüğünüzü 'Bizimle paylaşın... !

 
Bağlantılar : | |
Copyright © 2011. 40 HABER GAZETESİ - DERGİSİ - Her hakkı saklıdır. 40 Haber Yayıncılık İrtibat: 0 543 801 99 35

Gururla sunar 40haber.net