AHİLİĞİ TEMSİL ve TANITIM KONUSUNDA NELER YAPABİLİRİZ ? - 40 HABER GAZETESİ - DERGİSİ
Son Dakika :
Home » » AHİLİĞİ TEMSİL ve TANITIM KONUSUNDA NELER YAPABİLİRİZ ?

AHİLİĞİ TEMSİL ve TANITIM KONUSUNDA NELER YAPABİLİRİZ ?

Written By yavuz4040 on 12 Temmuz 2014 Cumartesi | 05:37:00



          Esas adı Mahmut Bin Ahmet Ebul Hakayık Nasuriddin olup Horasanın Hoy Kasabasında doğdu. Türklüğün manevi piri Hoca Ahmed Yesevi Fahreddin Razi gibi zamanın büyük alimlerinin dergahında mana ve madde aleminin bütün bilgilerini öğrenip devrinin alimleri arasında yer aldı. Yüce milletimizin, Anadolu’yu yurt edinme seferine alperenler olarak Horasandan gönderilen Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana gibi büyük önderlerden olan Ahi Evran 1206 yıllarında 35 yaşlarında iken Anadolu’ya geldi.
          Bi müddet Kayseri, Konya ve Denizli gibi illerde kısa aralıklarla konakladı;
Sonunda 50 yaşlarında iken, büyük Ahilik teşkilatlarını kurup, yaşatacağı 93 yaşına kadar yaşayıp ebediyen kalacağı ; o zaman ki adı GÜLŞEHRİ olan, KIRŞEHİRİMİZ’ e  gelip, Kılıçözü Vadisine hayat veren ırmağımızın kenarına ve uygarlıklar hazinesi kalemizin dıldaına bağdaş kurup oturdu.
          İlk mesleği deppağlık ( dericilik ) olan Ahi Evran bir kısmı günümüzde uygulanmayan 32 mesleğin ustası ve piridir.
          Kurduğu Ahilik sistemi ve teşkilatları ile Osmanlı İmparatorluğu’na pek çok konuda bir rejim olmuştur.
          Toplumsal yaşam düzeni ve kuralları ile üretimin, zanaatin, kalitenin, yardımlaşmanın kural ve kurumlarını bir sistem olarak oluşturmuştur. Beş yüz yılı aşkın bir süre, milletimizin başarıyla yaşattığı ve halende günümüzdeki sembolik olarak da olsa sürdürülen Ahilik hakkında, bilim adamları sayısı bellisiz kitaplar yazmışlardır.                                                                                                                                     
Pir Ahi Evran-ı Veli 01 Nisan 1264 yılında Kırşehir’de Moğollarla yapılan bir savaşta, doksan üç yaşında, ön saflarda kılıç sallarken şehit edilmiştir. Mekanı cennet şefaati gani olsun .
Günümüzdeki Ahiliğin tanıtımı ve temsili nasıl yapılmalı konusundaki görüşmelerimi, sizlerle paylaşmak istiyorum.
           Şöyle ki:
Kırşehirimiz, Anadolu Türklüğünün tarihinin ve kültürünün çok önemli bir merkezidir.
Çünkü: Yurt edindiğimiz bu coğrafyada, konumu bakımından coğrafi ve içtimai strateji olarak büyük bir önemi vardır. Bu nedenledir ki Alperenler ve Ulu Önderler  Kırşehir’i mekan olarak seçmişlerdir.
İşte Ahi Evran bu ululardan çok önemli biridir. Gel gör ki; biz hemşehrileri, onu şöhreti ve hizmeti ile müsemma olarak temsil edip tanıtabildik mi? Keşke evet diyebilseydik. Yinede bu konuda emeği geçenleri tebrik etmek lazım. Halbuki; Ahi Evran-ı Veli’nin muasırları Mevlana ve Hacıbektaş-ı  Veli’nin hemşehrileri bu Ulu Önderleri  hakkıyla temsil edip tanıttılar.
Biz ise Ahi bayramlarında; Siyasilerin şovlarıyla ve sanatçıların türkü şarkılarıyla Ahiliği temsil edip tanıttığımızı zannettik! Heyhat . Ben fakir acizane otuz yıla yakındır; her ortamda ve fırsatta Ahiliği temsil ve tanıtıma metodumuzun yanlış olduğunu, doğru olanın mevleviliği ve bektaşiliği tanıtma şekli olan müzeleşmeye gidilmesini savundum. Çünkü caiz olan ve bilimsel olan budur dedim. Çok şükür ki; şimdilerde, geçte olsa bu anlaşıldı. Projeler yapıldı. Finansı sağlandı. Yapımına da başlandı. Önceki gün bu yazıyı kaleme almadan, inşaat alanını inceledim. Projelerine baktım.
Beğendiğimi söylemek isterdim. Ne yazık ki; ben Ahiliğin ve çağın felsefe ve mimari olarak temsilini pek göremedim.
          Klasik düşünce fakat modern malzeme kullanılmakta, ayrıca Ahilik umde ve prensiplerinin yansımalarına rastlayamadım. Birde Ahi Evran-ı Veli’nin ustası ve piri olduğu bugün çogu nostalji olan zenaatler drematize edilmeliydi. Ayrıca, Ahi Evran-ı  veliden zuhur etmiş olan bugün menkıbe durumundaki kerametleri (kurbağalar, ejderha, helva) temsil edilmeli çünkü; doğru tarif ve sunum budur. İnsanlar müze gezerken, objektif ve aslına uygun yansımalar arıyor. Diyeceksiniz ki; bunları madem otuz yıldır söylüyordun, niye proje safhasında anlatmadın? Onuda bunları biz yapıyoruz diyenlere sormak lazım. İstişareyi ve katılımcı sistemi bir türlü bilmeyen ve de önemsemeyenlere tabi. Neyse, artık bu yapılacaklarla yetinip sevineceğiz .
Teşekkürler.
Birde şunu belirtmek istiyorum:
            Milletimizin bin yıllık Anadolu yaşamında, Hizmet ve başarı olarak en önde olan Ahiliğin ve onun piri olan Ahi Evran-ı Veli’nin  günümüzdeki ulusal ve aktüel konularda öne çıkışına
Pek rastlayamıyoruz. Mesela: Yavuz Sultan Selim Köprüsü ismine alternatif söylenirken, ne yazık ki; Ahi (kardeş) köprüsü veya Ahi Evran köprüsü denilmesi teklif dahi edilmedi. Bu da biz Kırşehir hizmetkarlarının ayıbı. Şunu da belirtmek istiyorum. Biz yıllardır Ahilik kutlamaları yapıyoruz. Ama Ahiliği ve çağını birinci elden birinci dilden anlatan Ahi Evran-ı Veli’nin kitaplarını bilmiyoruz. Halbu ki on dört adet kitabının çeşitli kütüphanelerin terekleri arasında gün ışığına çıkarılmayı beklediğinden habersiziz. Bu hususu da ilgililere bir yılı aşkındır hatırlatmama rağmen henüz somut bir sonuç yok. Halbu ki bizler bu on dört kitabı okusak Ahi bayramlarında insanlara sundak elbette iyi olur.
Biz KIRŞEHİRLİLER kendi içimizde Pir Ahi Evran’ımızın ismini mahallelerimize, okullarımıza, kurumlarımıza , işyerlerimize, üniversitemize vererek yaşatıyoruz. Sırada türbenin de önünden geçmekte olan Ankara Caddesi’nin isimini değiştirerek çoktan yapmamız gerekeni AHİEVRAN BULVARI Tabelasını asmalıyız.
           Vatanımızda bazı illerimizin isminin önünde olan hak ettikleri övgü ifadeleri bulunmaktadır.         ( Şanlı Urfa, Kahraman Maraş gibi ) Ahi Kırşehir veya Kardeş Kırşehir ismi de bu coğrafyaya çok yakışıp şık olacaktır. Zira bu onun 700 yıldır hakkıdır.
Sayın Başbakan ( en az üç çocuk yapın ) talimatı veriyor. Bende affınıza sığınarak diyorum ki: Cenab-ı Allah’ın soyunuza kattığı yavrularıızın adının önüne veya sonuna AHİ ismini ekleyin.
Ahi Zeynep Ahi Mehmet gibi

Saygılarımla Ahi Bayramınızı Kutluyorum…
Share this article :

0 yorum:

Habere Yoğunlaşın

Ve Ne Düşündüğünüzü 'Bizimle paylaşın... !

 
Bağlantılar : | |
Copyright © 2011. 40 HABER GAZETESİ - DERGİSİ - Her hakkı saklıdır. 40 Haber Yayıncılık İrtibat: 0 543 801 99 35

Gururla sunar 40haber.net